Paperback µ Ölmez Otu ePUB ↠

Ölmez Otu In The Wind From the Plain Trilogy acclaimed Turkish novelist Yashar Kemal uses his powerful skills as a storyteller to conjure a vanishing way of life In rich lyrical prose Kemal's epic of rural Turkey portrays a country and a people uneasily poised between tradition and modernity between East and West Each novel follows his protagonists as they struggle to survive in this changing world without losing the traditions and values that define them as a people The daily struggles draw us into a vibrant culture that is rarely represented for Western readers but nevertheless evokes universal themes of family work suffering and mortality Long considered a contender for the Nobel Prize in Literature Kemal has created in his depiction of Cukurova what William Faulkner and Gabriel Garcia Maruez envisioned in their dreamworlds of Yoknapatawpha County and Macondo A student of oral tradition as well as of Cervantes Stendhal and Chekhov Kemal creates legends born of his own experience Through Thilda Kemal's skilled translation the titles that comprise this triology The Wind from the Plain; Iron Earth Copper Sky; and The Undying Grass will now reach an English language audience in one comprehensive edition for the first time Serinin son kitabı da bitti Yaşar kemal kalitesi kitaplarının lezzeti elbette belli fakat okuyacak kişiye tavsiyem; üç kitabı peşpeşe okumak yerine araya bir iki farklı kitap koyarak okumalarıdır Çünkü peşpeşe okuyunca sıkılabiliyorsunuz Son kitap çok zor aktı bende Bilemiyorum tercih size kalmış tabi Sırada ince memed okuyacağım mutlaka Eylülün birinde başladığım 'Dağın Öte Yüzü' serisini bugün tamamladım Eylül ayı Yaşar Kemal ayı oldu bir nevi Bulunduğum yere başka bir kitabını getirmeyi akıl etmiş olsaydım tüm eylülü kendisi ile kapatabilirdim Ne yazık ki üçleme yazmış Keşke beş'leme olarak yazsaydıEn çok ilk kitap olan Ortadirek etkiledi beni Zorluklarla başa çıkmak üzerine okuduğum en etkileyici metindi Meryemce'nin akla hayâle sığmayacak inadını Uzunca Ali'nin insanüstü çabasını çocukların Elif'in saflık ve iyiliğini işlemesi sayesinde bu karakterlere dokunacak kadar yakın etmiş okurları Yaşar Kemal Hemen herkes belirli bir çocuksulukta ve inattan da öte bir dikbaşlılıkta çabuk fikir değiştirmede Anadolu insanını gerçekten çok az tanıyorum İstanbul'da yaşadığım için daha iyi tanıyor olmalıydım oysa Ruh halleri gerçekten bu denli değişkense buradan çıkacak pek çok sonuç var Gerçi artık Türkiye için gerçek anlamda köylülükten söz edebilir miyiz farklı coğrafyalarda dahi o da bir tartışma konusu Toprakla yaşamak sürekli kendinden başka güçlere bağlı olmak ve bunun sonucunda mecburen kaderci olmak ne demek aklıma kazındı Gerçi artık tropik iklime girdiğimiz için eskiden sıkı bir yağmur çiftçi için ne idiyse belki yakında şehirli için de o olacak Nasıl ki tarlada yağışa bağlı olarak ürün bir saat içinde kayboluyorsa altyapısı bozuk ve berbat şehirlerde de evler arabalar bu şekilde buharlaşacak Anadolu insanının çıkış noktasını düşünecek olursak varış noktası nasılsa İstanbul'dur bu yeni iklim koşulları da ülkemizdeki kaderci anlayışa yeni bir can verecek gibi görünüyor Genetik olarak bir şeyleri iyi yönde değiştirmeye niyetli olup olmadığı tartışma götürür ne de olsa Kitabı baz alırsak hiç kimse insanımızı tembellikle suçlayamaz elbette Tüm kötü koşullara rağmen 'koşullar çerçevesinde' verilebilecek en iyi savaşı veriyor karakterler Ali'nin çıktığı meşhur yokuşu düşündükçe bile insan yoruluyor Çabaya diyecek yok iş sistem ve koşulları değiştirmeye gelince yeterli direnci oluşturamayan bir köylü kitlesi var kitapta Kitapta mı? Köylü mü? Bir önceki cümleden şu iki kelimeyi kaldırırsak da anlam bozulmuyor galiba İkinci kitap hikâyenin efsaneye en çok yaklaştığı kitaptı Nasıl evliyâ olunur nasıl evliyâ yapılır evliyâdan nasıl vazgeçilir? Kitap sizi bir iki tutam inanç biraz da uydurma ile kendi evliyânızı siz de evinizde yapabilirsiniz inancına sürüklese de bu işi boşvermekte hayır var Seri o kadar farklı konuyu ve temayı aşk doğa tasviri umutsuzluk mutluluk yalnızlık vb muhteşem bir biçimde aktarmış ki herhalde Yaşar Kemal olmak böyle bir şey diyorsunuz Köylülün köylü kurnazın kurnaz gibi konuşması ve olağanüstü kelime dağarcığı da apayrı bir güzellik Ama o üçüncü kitapta belirsiz bırakılan malum konu yüzünden Meryemce'nin hâl ve gidişâtı öte âlemde Yaşar Kemal'e bir iki sorum olacak Ölmez Otu ismine ve kitaptaki ipuçlarına dayanarak ben de umudunu koruyan çoğunluktayım Dağın Öte Yüzü üçlemesinde ana bir karakter olmayışı köyün başından geçenlerin yaşadıklarının asıl eksene oturtulup her bir karakterin başından gecenlerin ayrı ayri anlatılmasi ayri bir hosuma gitti 3 Kitapta diger iki kitaptan farkli olarak her bölüm başında bir paragraflik bir giris kismi var ki bence olaylari hem birbirine çok iyi baglamis hem de okuyucuya oncesini hatirlatmakta cok iyi bir is cikarmis Saygıyla ve rahmetle The unending story I readily confess that I've only read this the third volume of a 3 part series So of course I might have missed a lot of the nuances I could have picked up if I'd read things in order However it is the author's responsibility to make each book understandable in itself not dependent on prior volumes But don't anticipate my comments I am not going to say that this novel is incomprehensible THE UNDYING GRASS is a part of Yashar Kemal's giant body of work and in it we see many of the same elements at work sympathetic treatment of Turkey's working people depiction of feudal injustice the tragic results of ignorance man's struggle with nature and the natural world of the Chukurova that semi legendary as presented in Kemal's work area in southern Anatolia where most of his stories take place The time as usual is a little vague In the background are American jet planes taking off from Incirlik airbase Mercedes Benz' mention of Red China and even Fidel Castro so it has to be the 1960s but nothing whatsoever of the modern world penetrates the lives of our characters who seem stuck in the early Ataturk era What I will say is that every author has a bad day maybe makes an unfortunate collection of choices Perhaps this novel represents one of those times It is too long it is too slow I felt that having developed these characters over two previous novels Kemal did not want to drop them but did not know what to do with them Their thoughts feelings and actions are repeated over and over Memedik wants to kill the Muhtar but how many shadows does he fear how many slashes of his willow knife in the air do we see ? Old Meryemdje survives in the village by herself wishing for company plotting to catch a rooster while Omer the orphan has been sent to kill her for reasons the reader of this third volume cannot readily understand Long Ali regrets leaving his mother back in the mountain village he regrets and regrets and regrets but does nothing Tashbash the martyr saint very Christ like it seemed to me goes up and down in villagers' estimation like a yo yo Points are not only made they are hammered home Everything is drawn out; steel green flies gather countless times the saint is beaten and then revered and then beaten again clouds of mosuitoes plague the cotton picking villagers in the endless plain again and again eagles hope or fate or the possibility of redemption soar overhead in almost every chapter No I'm sorry Kemal has written some excellent novels and I've reviewed them too This one should have been cut by a lot It isn't one of his best 'Ölmez Meryemce ölmez otudur Meryemce' Kitapta sonu anlatılmayan tek hikayenin anlamıdır bu Üçlemenin son kitabında çoğu olayın sonuca kavuşuyor Tabiki de fantastik bir son beklemek doğru olmazdı Verdiği gerçekçi yaşantıya paralel olarak sanki kitap bitmedi de biz Yalak köylüleri ile içine bulunduğumuz muhabbeti kesmiş bulunuyoruz Onlar hala orada kendi sefaletiyle sevinciyle üzüntüsüyle hâlâ yaşamlarını sürdürüyorlar hissini veriyor Büyük Üstad Yaşar Kemal'in her eseri gibi Ölmez Otu da dili ve üslubu yönünden hayranlık uyandırıyor Dağın Öte Yüzü üçlemesinin 3 ve son kitabı olan Ölmez Otu'nda önceki seneye göre çok verimli pamuk tarlalarına düşen köylülerin başından geçen olaylar anlatılıyor Gırtlağa kadar olan borcun derdi tasası bitmek üzeredir haliyle çaresizlikten kendi elleriyle yarattıkları sonra da sığındıkları ermiş limanını yine kendi elleriyle yıkmak üzeredirler Türk edebiyatında ender görülen güçlü bir anlatım ve tasvir var Kuşuyla ağacıyla toprağıyla suyuyla bitkisiyle bütün bir coğrafya ve kiniyle acısıyla utancıyla gururuyla sevinci ve öfkesiyle insan portreleri en ince ayrıntısına kadar işlenmiş kitaptaİyi okumalar Yaşar Kemal'ın Dağı Öte Yüzü üçlemesi ilk kitaptan son kitaba doğru giderek daha fazla destansı ögelere ger veren ve gerçekçiliğini kaybeden bir roman Özellikle son romanda ilk iki kitaptan aldığım tadı alamadımİlk kitapta adeta okuru bıktıracak kadar Meryemce'yi anlatan yazar bu kitabın kurgusunun tamamnı Taşbaş'ı bile geçerek Memidik üzerine kuruyorMemidik hakkında anlatılanlardan ne kadarı gerçek ne kadarı Memidik'in hayal ürünü misal? Şevket Bey gerçek biri mi mesela? Şevket Bey’i aramaya gelen üsteğmen jandarmalar hasır şapkalı adamlar ve atlılar Memidik’in inandığı hayaller miydi acaba? Kimse bana katılmayabilir ama ben karakterlerin hayal ürünlerinin italik yazıyla belirtilmesi gerektiğine inananlardanım Bolca şehvet cinayet destansı ögelerin neresi Fethi Naci'nin dediği gibi köylüye roman malzemesi değil de insan olarak bakmak ben anlamadım Mesela giderek muhafazakarlaşan bir toplumda ilk fırsatta Halk Parti'yi deviren bir toplumda dini ve resmi nikah olmadan Zeliha ve Memidik'in sevişmesi onlara roman malzemesi olarak yaklaşmak mıdır yoksa insan olarak mı? Peki ballandıra ballandıra anlatılan Deli Bekir'in avradı? Dahası üçlemenin sonunda bir çok noktada zihnimde soru işaretleri kaldı Ömer Meryemce'yi öldürdü mü? Zeliha Memidik'i bekledi mi? Kır İsmail'in kızının Durmuş ile evlenmesi kimin umrundaydı sankiRomanda üç dert kez bahsi geçen İncirlik Hava Üssünden kalkan uçaklar ile ilgili kafar karıştırıcı noktayı da şöyle netleştirelimÖlmez Otu’nda Memidik 1940 doğumlu olduğunu ve askerliğiniistihkâm olarak yaptığını söyler Bu durumda dizinin zaman açısındanbazı aksaklıklar taşıdığı anlaşılır Çünkü Dağın Öte Yüzü dizisindeyaşanan olay zamanı kesintisiz ve toplam olarak bir bir buçuk yıldır1940 doğumlu ve askerliğini yapmış bir kişinin yaşı yirmiyi aşkınolacağına göre olay zamanı 1960’ı geçmiş olur ki bu durum üç ciltboyunca vurgulanan olayların Demokrat Parti iktidarı dönemindeyaşanmış olmasıyla çelişir Romanda yer yer İncirlik Hava Üssü’ndenkalkan jetlerden söz edildiğine göre dizideki sosyal zaman bu üslerinkurulduğu 1954 ile Demokrat Parti iktidarının yıkıldığı 1960 yıllarıarasında kalan dönemdirRamazan Çiftlikçi


About the Author: Yaşar Kemal

Yaşar Kemal asıl adı Kemal Sadık Gökçeli Van Gölü’ne yakın Ernis bugün Ünseli köyünden olan ailesinin Birinci Dünya Savaşı’ndaki Rus işgali yüzünden uzun bir göç süreci sonunda yerleştiği Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Hemite köyünde 1926’da doğdu Doğum yılı bazı biyografilerde 1923 olarak geçerOrtaokulu son sınıf öğrencisiyken terk ettikten sonra ırgat kâtipliği ırgatbaşılık öğretmen


Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *